Senaryo Teknik

Senaryo ve Nesnel Öz Eleştiri Üzerine – 1

 

Syd Field’ın İzinde

Başta “Senaryo” isimli kitabıyla bilinen, birçok iyi senaristin yetişmesine büyük katkıları olan Syd Field, en çok başvurduğum kaynaklardan biri oldu hep. Hem senaryo tekniği üzerine yazdıklarını hem de kendi hayat hikayesini ilgiyle okuyorum. Zaman zaman tuttuğum notları açıp baktığımda da birçok kez sözleri benim için bir yol gösterici oluyor. 

¨Yazdığınız şeyle ilgili bir hüküm vermemeye çalışın. Senaryonuzu nesnel bir gözle ‘görmeniz’ yıllarınızı alabilir. Hiç göremeyebilirsiniz de. Yaratıcı deneyim çerçevesinde ‘iyi’ ya da ‘kötü,’ ‘doğru’ ya da ‘yanlış’ gibi hükümler; ‘bu’ ile ‘şu’ arasında kıyaslamalar anlamsızdır.¨

Syd Field

Kendimde ve çevremde sıkça gördüğüm sorunlardan biri de nesnel öz eleştiri yapamamak üzerineydi hep. Sıcağı sıcağına yapılan değerlendirmeler çoğunlukla isabetsiz oluyordu. Özellikle kendi yazdıklarıma dönüp baktığımda zamanında çok beğendiğim fikirlerin saatlerce bile yaşayamadığını gördüğüm çok oldu.

 

Senaryo Analizi

Senaryo doktoru olarak başkalarının projelerini değerlendirirken de aynı çıkmazı başka bir boyutta yaşıyorum. Genelde hevesli bir senaristin yazdığı senaryoda akılalmaz teknik hatalar görmemle senaryoya iyi bir başlangıç yapıyorum. Mutlaka, kaçınılmaz olarak profesyonel olmayan senaryo yazımları karşıma çıkıyor. Dramatik akışta birtakım tuhaf kararlar beni çok düşündürtüyor. Hikaye güzel de olsa, yazım sırasında yazarın nasıl bu tercihleri yaptığını anlayamıyorum. Sahneye sıkıcı bir şekilde başlamak, gereksiz diyaloglar, sahne içi çatışmanın olmaması ve herhangi bir çengelle bitmeyen bir sahne sonu. Okurken rahatsız ettiği kadar, raporlarken de beni çok düşündürtüyor.

Özellikle yakın çevremde samimi olduğum bir senaristse analiz yaparken ve önerileri verirken çok dikkatli oluyorum. Çünkü bu tür durumlarda heves kaçırmamak, yaratıcının o parıltısını söndürmemeye de dikkat etmek zorundayım. Bilhassa fikir ışıldıyorsa verdiğim teknik raporun ikna edici olması için çok uğraşıyorum. Çünkü daha iyi bir filmin ortaya çıkabilmesi yazım aşamasında beni çok heyecanlandırıyor. Ve verebildiğim katkıyı sunmak da beni ayrıca motive ediyor. Bu sayede ortaya çıkan filme daha güçlü bir yakınlık duyabiliyorum. 

 

Kötülerin Üstünü Çizmek

İyi fikirleri elerken not defteri ve bilgisayara kaydedilmiş notlar bana çok yardımcı oluyor. Yıllar sonra fikirden geriye kalanı görmek gerçekten iyi bir şey yazıp yazmadığının onayı için fazlasıyla pratik. İlk yıllarda eski yazdığım hiçbir şeyi beğenmezken zaman ilerledikçe yazdığım bazı senaryo, öykü ve şiirleri beğenmeye başladığımı görmüştüm. İlk başta parça parçaydılar tabi. Sonra giderek yazdıklarımın bütünü hoşuma gitmeye başladı, elbette hataları ve kötü yanları da görmezden gelmeyerek. Ancak o zaman iyi bir yazar olma yolunda ileri doğru bir adım attığımı düşünmüştüm. İlk başta yazdıktan sonra memnun kalmadığım bazı notlardan da kullanılabilir, sağlam malzemeler çıkardığım oldu. Tıpkı yukarıdaki Syd Field alıntısının söylediği gibi, yazdıktan hemen sonra negatif ya da pozitif hiçbir yargıda bulunmamak gerekir ve bu çok önemli bir kuraldır.

senaryo

 

İlginizi Çekebilir: Senaryo Yazma Programları, Senaryo ve Diyalog

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir