Senaryo Teknik

Senaryo Yazma Programları

Merhaba Romalılar, bugün senaryo yazma programları ile ilgili bildiklerimi paylaşacağım.

Senaryo Nasıl Yazılır?

Senaryo yazmak için kullanabileceğiniz silahları biraz gözden geçirelim. Esasen piyasada zaten bu iş üretilmiş çok az başarılı senaryo yazma programı var. Bununla beraber her birinin diğerine göre farkları, avantajları da mevcut. Kullanım şeklim değiştikçe ben de kullandığım programları zamanla değiştirdim. Ama hiç yapılmayacak bir şey varsa o da kağıt kalemle yazmaktır.

Yeşilçam’da sette ya da sete giderken ulaşım araçlarının içinde senaryo yazan ustalarımızın izinden gitmiyoruz belli ki. Artık evde ya da bir kafede ya da daha da iyisi çalıştığımız film şirketinin ofisinde ya da bizi gönderdikleri senaryo kampında yazabiliyoruz. Aslında tüm bunların hiçbir anlamı olmasa da her kişinin rahat ettiği bir çalışma ortamı olduğu da bir gerçek. Kimi duvarı kaplayan notlarla çalışırken bazıları hiç not almadan, hatta bodoslama bir şekilde yazmaya başlayabiliyor. Tek bir yöntem, tek bir çıkar yol yok bu işte.

Senaryo Yazma Programları

Ben senaryo yazmaya girişmeden önce, notlar alarak çalışanlardanım. Eğer uzun metraj bir şey yazacaksam özellikle akışı tamamen tasarlar ve dönüm noktaları, final, bölümler, karakterlerin değişimi vs gibi her datayı önceden belirlerim. Tretman yazmaktan hiç hoşlanmam, mecbur kalmadıkça da yazmam. Ama illa birilerine sunmak zorunda kalırım ve bitmiş senaryodan sonra tretman yazmaya otururum ki bu tretman yazmaktan daha da kötüdür.

Benim gibi notlara önem veren ve duvar ya da pano kullanarak o notları arada görmek isteyen insanlar için ilk önerim: Final Draft olacaktır.

 

Final Draft

Beat board kısmında istediğiniz notları alıp, senaryo boyunca onları rehber olarak kullanabiliyorsunuz. Final Draft’in sevdiğim özelliği bu. Benim için çok yararlı. Kağıtlara yazmak yerine birçok şeyi bu bölüme not edip kullanıyorum.

 

Senaryonun planlanan uzunluğunu değiştirerek taslağınızı ve akışını bu plana göre hazırlayabilirsiniz.

 

Notlarınızı, akışınızı, backgrounddaki tüm bilgileri ya da sadece bugün marketten almanız gereken şeyleri yazabileceğiniz yer burası. Fotoğraflar koyarak görsellerin sürekli çalışmanızda yer almasını sağlayabilirsiniz. İstediğiniz gibi notları dizebilir, istediğiniz kadar not koyup onlara renk verebilirsiniz.

senaryo yazma programları

 

Eğer renkleri sevmediyseniz şöyle bir seçenek de mevcut.

 

Senaryo Kısmı

Aslında bu bölüm oldukça diğer senaryo yazma programlarıyla benzer. Ancak bazı ek özellikler yine kolaylıklar sağlıyor.

 

İki farklı paneli yan yana görebilme seçeneği var. Aşağıdaki örnekteki gibi bir düzenlemede bir yandan beat board’a bakıp bir yandan da senaryo yazabiliyoruz.

 

Burada ise diğer senaryo yazma programlarında da olan scene view bölümü var. Yine hızlı bir şekilde göz atmak için faydalı.

 

Ve tam olarak duvara not kağıtları yapıştırmanın karşılığı olan sahne sıralamalı not kartları bölümü. Index card olarak geçiyor. Hikaye akışı takip ve kontrol etmek için kullanıyorum.

Bunun yanında Final Draft içinde çeşitli raporlar almak da mümkün. Onlar direkt senaryo yazımıyla ilgili olmadığı için şu an bahsetmeyeceğim.

 

Celtx

Celtx senaryo yazma programı birçok senarist için herhalde word sonrası kullanılan ilk programdı. En azından benim çevremdeki insanların hepsi Celtx kullanıyordu. Üstelik ilk zamanlarda online çalışma yapmak da ücretsizdi. Böylece senaryo ekibi olarak çalışmak çok kolay oluyordu.

Amerikan formatında senaryo yazımı için oldukça işlevsel bir düzen sunan programda aynı zamanda raporlar çıkarmak, story board yapmak, dekupaj hazırlamak da mümkündü. Senaryo yazma formatı gibi aynı zamanda tiyatro oyunu yazmak için de bir şablonu vardı. Çoğu skeç yazarının yine bu programı kullandığını biliyorum.

Celtx’in son versiyonunu kullanmadığım için güncel durum ne bilmiyorum. Bendeki versiyon şöyle bir arayüze sahip:

Celtx’in sevdiğim tarafı sol taraftaki liste görünümlerinden kolayca istediğim yere ulaşabilmem. Onun dışında beat board gibi bir fonksiyon yok bu versiyonda. Uzun bir süre normal metine notlar yazarak idare etmiştim Celtx kullanırken, ama o da çok işlevsel olmuyor tabii. Öğrencilik yıllarımda dekupajlarımı da Celtx’de yapardım ve beğeni alırdı. Hatta bu yüzden film çekecek öğrencilerden istenen dekupajlarda örnek gösterilip diğerlerinin azar işitmesine neden olduğumu öğrenmiştim. Halbuki ben de o kadar umursayarak yapmıyordum, asıl dekupajlarımı kağıt kalemle, benim dışında kimsenin anlayamayacağını tahmin ettiğim çiziktirmeler şeklinde yapmak daha çok hoşuma gidiyordu.

 

Amerikan Formatı vs Fransız Formatı

Hayatında anlamadığın şeylerden biri ne deseler muhtemelen Fransız formatından bahsederim. Eskiden Amerikan formatın yaygın olmamasını anlayabilirim. Ama günümüzde hâlâ ısrarla Word’de Fransız formatında yazıp aksiyonları sola, diyalogları sağa dayayanları pek anlayamıyorum. Bana göre hem okumayı zorlaştırıyor, hem de çirkin görünüyor. Bir de kullanılan font’lar da beni şaşırtıyor devamlı. Senaryo yazarken Courier, 12 punto font kullanılır genellikle. Oysa Word’de yazanların çoğu buna da hiç dikkat etmiyor. Bence amatör görünüyor.

Türkiye’de yazılmış senaryolara baktığım zaman, en azından okuduklarıma… Dizi senaryoları genelde Fransız formatında, filmlerin ise Amerikan formatında yazıldığı görüyorum. Her iki formatta yazılan senaryolarda da çeşitli fontlar kullanılmış. Dolayısıyla aslında benim gibi okuduğu senaryoların tek tip görünmesini isteyen kişi sayısı az diyebiliriz. Ya da en azından piyasada bunun bir karşılığı yok. Çok sevdiğim hocalarımdan birinin yazdığı anaakım film senaryosuna baktığım zamanda şunu görüyorum, farklı font, farklı yazım tarzı, senaryo kurallarının dışına çıkarak göremeyeceğimiz ve duyamayacağımız (Karakterin iç düşünceleri, monoloğu) şeyleri de yazmaktan çekinmemiş. Açıkçası bunu da oldukça anlaşılır buluyorum. Hatta daha doğal geliyor. Ancak yine de alışılmadık olduğunu, ismi olmayan bir senaristin böyle yapması durumunda okuyacak kişinin senaryoyu kenara fırlatma ihtimalinin daha yüksek olduğu da unutulmamalı.

Ustalardan biri sayfa ne kadar boş görünürse senaryonun o kadar iyi olacağına dair bir anlayış olduğunu yazıyordu bir kitabında. Gereksiz detaylarla boğulmamış, diyalog ve aksiyon oranı yerinde bir senaryo görüntüsüyle de okuyucusuna iyi bir mesaj verir ilk görüşte. Kesinlikle katılıyorum. Bazı senaristlerin roman yazar gibi detaylı açıklamalarını okumak benim için de oldukça sıkıcı oluyor. Halbuki sinemada görmek istediğimiz tek şey: Aksiyon, aksiyon, aksiyon.

 

İşin Özü

Tabii nerede ve nasıl yazıldığı tamamen işin detayları. Sevgili senarist büyüğümüz Bülent Oran’ın Vesikalı Yarim çekilirken arabayla onu sete götürürlerken kucağına koyduğu çantanın üzerinde bir kağıda kalemle yazdığı sahne gibi aslında önemli olan kafamızın içinde ne yazdığıdır. Bülent Oran senaryo yazma programları kullansa ne olurdu, o da ayrı bir soru…

 

İlginizi Çekebilir: Senaryo ve Diyalog

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir